KOÇLUK DENEYİMLERİ

Yöneticilerimde Koçluk Desteği ile Değişim

"Kendi hayatını bu kadar ustalıkla ve planlı bir şekilde değiştiren birinin benim hayatıma dokunuşları tabi ki çok ustaca olmaktadır. Ayrıca kurumsal olarak da çalıştığım şirkette yöneticilerden bazılarına koçluk desteği sağlayıp farklı bakış açılarından kişilerle de nasıl çalıştığını gözlemleme fırsatım oldu. Eğer etrafınızda değişim sürecini deneyimletmek istediğiniz birisi varsa lütfen Kemal ile tanıştırın.

Revza Bayrı

İnsan Kaynakları Direktörü

Saide Tekstil Tic. ve San. Tic. A.Ş.

Recommendations

https://www.linkedin.com/in/kemalbasaranoglu/ 

 

Tam Metin:

Görüleceği üzere Kemal ile aslında aynı okulda okuduk ve okuldan sonra da iletişimi koparmadık. Hayatında yaptığı tüm değişikliklere şahit oldum, gerçekten kafaya koyunca hedefe nasıl ulaşıldığını, sebat ve sükunetin önemini çok iyi kavramış biridir. Kendi hayatını bu kadar ustalıkla ve planlı bir şekilde değiştiren birinin benim hayatıma dokunuşları tabi ki çok ustaca olmaktadır. Ayrıca kurumsal olarak da çalıştığım şirkette yöneticilerden bazılarına koçluk desteği sağlayıp farklı bakış açılarından kişilerle de nasıl çalıştığını gözlemleme fırsatım oldu. Eğer etrafınızda değişim sürecini deneyimletmek istediğiniz birisi varsa lütfen Kemal ile tanıştırın.

Detay

Büyük Resim.. Çözümsüz Olmadığını Görmek...

Hepimizin iş ve özel yaşantısında taşımakta olduğu sorumululuklar ve çeşitli kimlikler var. o sorumlulukları yerine getirirken süreç içerisinde çoğu zaman boğuluyor, asıl olması gereken ve yapmak ve yapmak istediklerimizden uzaklaşarak büyük resmi kaçırıyoruz. Böyle olunca da içimizde varolan potansiyeli unutuyoruz. Yapmak istediklerimizi ve hayallerimizi bir kenara farkına varmadan itiyoruz. Birşeylerin ters gittiğini görüyoruz ama sadece soruya takılıp kalıyoruz.


Koçluk, işte tam bu noktada gerçekten işe yarıyor. Özellikle koçluk hakkında önyargısı olanlar için ifade etmek isterim ki, bu işi gerçek anlamda yapan profesyonel, sizinle konuşarak, sorular sorarak kendinize yönelmenizi sağlıyor. Takılıp kaldığınız sorular haricinde düşünmeye yöneltiyor. Kendinize farklı bir açıdan bakarak cevapları sizin bulmanızı sağlıyor. Pozitif enerjinizi ortaya çıkararak farkına varmadan kilit altına aldığınız potansiyelinizin ortaya çıkmasını sağlıyor. Kısacası gözümüzdeki at gözlüğünü çıkarmamızı ve olaylara her açıdan yaklaşarak olumlu biçimde ele almamızı ve lehimize nasıl çevirebileceğimizi bulmamızı sağlıyor. Sorunlar elbette kaybolmuyor ancak çözümsüz olmadığını görmemizi sağlıyor.


Kemal Başaranoğlu’nu tesadüfen tanıdım. Ancak kendisi pozitif enerjisi, koç olarak profesyonel yaklaşımı ve dostane tavırlarıyla koçluğa ve hayata bakış açımı geliştirdi. Kendisini bu işe tam olarak adamış birisi. Katkılarından dolayı kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Meserret Funda Şalk

Information System Specialist

Recommendations

https://www.linkedin.com/in/kemalbasaranoglu/ 

Detay

doğrularım ve önceliklerimle kendi yolumu çizmek...

Bölüm tercihi konusunda kararsızlık yaşayan bir lise öğrencisine verilen yanıtla hayatıma giren koçluğu; şu anda bana beni öğretme sanatı olarak tanımlayabilirim. Ben kimim, değerlerim neler, beni ne mutlu eder, bu hayattan beklentim ne, aslında istediğim şey ne? Tüm bu soruları kendime sormamı sağlayan, en önemlisi de tüm yanıtların bende olduğunu fark ettiren bir çalışma koçluk.

 

Üniversite hayatımın sonuna doğru bende oluşan telaş, kararsızlık, korku yüzünden bir arayışa girdim. Önemli olan noktayı sürekli kaçırdığımı düşünüyor, ne yapmak istediğime, ne yapabileceğime bir türlü karar verip odaklanamıyordum. Bu süreçte büyük bir boşluktaydım. Sonra koçlukla tanıştım ve benim sorunlarıma çözüm sağlar mı diye araştırdım. Öncesinde koçumla bir koçluk nedir görüşmesi yaptım ve karar verdim. Aslında karar vermekten öte kendim için çok büyük ve önemli olan adımı attım. İşe önce kendimden başladım.

 

Çalışmalarımız boyunca hayatta zorlandığım alanları ele aldık. Aslında çözümünü bildiğim sorunlarla boğuştuğumu fark ettim. Ama çözümü tek başıma bulamadım Çünkü kendime doğru soruları soramadım ve odak noktamı bir türlü belirleyemedim. İşte bu noktada koç bana doğru soruları sorarak amacıma ulaşmayı sağladı. Güçlü yanlarımı kullanmayı, benim herkesten farklı özel bir yanımın olduğunu (herkes gibi), bunlar üzerine giderek arzuladığım hayatı nasıl elde edebileceğimin yollarını somut bir şekilde çizmemi sağladı. Zamanla korkularımı ve beynimdeki o kendi kendime oluşturduğum sınırları yıkmaya başladım. En önemlisi ilk çalışmamızdan itibaren harekete geçtim. Hep istediğim, hep yapmam gerektiğini bildiğim şeyleri neden yapmadığımı gördüm ve artık adım atmaktan çekinmedim. Aksine her seans sonunda çözüm için aşırı istekli ve kararlıydım. Neden daha önce de istediğim halde yapamadığımı hala bilmiyorum. Sanırım bu da koçluk çalışmalarının bir sırrı olsa gerek.

 

Şimdi bu çalışmalardan kazandıklarımla hayatıma yön veriyorum, kararlar alıp onları uyguluyorum. İlk adım o yoldaki tüm adımlardan daha değerli. Bunu biliyorum, çünkü o ilk adım olmazsa aslında bir yol bile olmaz. Kendimi, doğrularımı, önceliklerimi görerek kendi yolumu çizmeye başladım.

 

Bu eşsiz yöntemle tanışmamı sağlayıp benimle çalıştığınız için Kemal Bey, size çok büyük bir teşekkür borçluyum.

Endüstri Mühendisi

Detay

hedeflere bilinçli ve emin adımlarla yürümek...

Koçluk... İlk duyduğumda hiç sıcak bakmadım ve hatta beni koçumla tanıştırmak isteyen kişiye ben deli miyim ya da psikolojik hasta mıyım ki beni koçla tanıştırmak istiyorsun? diye kızmıştım, her ne kadar ona belli etmesem de. Ama ilk seansta koçumun bana bu sistemi iyice tanıtıp anlatmasıyla bu kızgınlık halimden eser kalmamıştı. İlk seansta yaptığımız ufak çalışmayla sırf ilerdeki gri çelik jantsız fluence’sıma ulaşmak için çalışmaya başladım. Biliyordum çünkü her şey ortadaydı. Zamanda yaptığımız yolculukla hayalimdeki A. olup, o zamana ulaşmak için nelerin gerektiğini şimdiki A.'ya söylemiştim. İlk çalışmalarda anneme ve babama keşke herkesin böyle bir koçu olsa ve böyle çalışmalar yapsalar dediğimde bana hafif gülmüşlerdi ama zamanla onlarda gördüler ki ben her çalışmadan sonra daha bilinçli hedeflerine daha emin adımlarla ilerleyen biri olup çıkıyordum. Ve bu da zamanla onları hoşnut ediyordu. Hele bir gün okulda üst üste birkaç dersimiz boştu ve ben o boş derslerde test çözmüştüm arkadaşlarımın neredeyse hepsi hayırdır A. diye bana şaşkınlıkla baktılar ama zamanla onlarda bu duruma alıştı. Ve önceden yolda hep müzik dinleyip yolu takip ederken ne kadar çok zamanımı çöpe attığımı fark ediyorum artık kitabımla daha güzel yolculuk yapıyorum ve günümden iki saatimi çöp olmaktan kurtardım. Bu sistemi arkadaşlarıma anlattığımda hepsi ağzı açık bir şekilde beni dinliyor ama herhalde benim kadar cesaretli değiller.

Son olarak Kemal abi sana çok teşekkür ediyorum benim bu hale gelmem için, bana doğru adımları attırdığın için...

Lise Öğrencisi

Detay

olgunlaşan ve bilinçleşen içimdeki çocuk...

Koçluğun bana kattığı birçok şey var. Koçluk almadan önce ve aldıktan sonra ki durumum arasında farklar var. Buluşmaya başlamadan önce sürekli kendime bende ne eksik, neden bu kadar takıyorum vb. sorularla kendimi tanımaya sorular sorarak başladım. İlk seansta çok heyecanlıydım ama koçumun benimle aynı boyutlarda ve aynı renkte ki koltuğa oturması birbirimizin de eşit olduğunu anlatarak koçluğu tanıtması üzerimdeki heyecanı ve gerginliği hafifletmişti. Sonra benim bu hayatta değer verdiklerimi, beni ben yapan ögeleri yazıp 1’den 10'a kadar puanlamakla başladı. Haftada 1 gün buluşarak ben kendimi keşfetmeye başlıyordum. Koçluğun en ama en çok hoşuma giden şey 1 den 10'a kadar içinde bulunduğunun durumu, bana göre ruh halini puanlayıp 10 olmak için ne yapmam gerektiğini kendime sorarak cevaplamaktı. Bazen kendimi kandırdığımı düşündüğüm oluyordu ama bu soruları ve bulunduğunuz durumu betimleyerek  aslında kendimin 10’da olduğumu anladım. Elimde olmadan mutsuzluğa kapılıyor endişe duyuyordum her şeyden sonra koçum bir nesne belirle dedi ve benim nesnem bilekliğim oldu. 21 gün boyunca kendimi ne zaman kötü hissetsem veya endişe duysam bilekliğime odaklanıp mutluluğun bendeki tanımlarını zihnimde canlandırıyordum ve 21 gün sonunda bilekliğe gerek kalmadı. Bazen girdiğim ortamlarda sustuğumu, gergin olduğumu veya içime kapandığımı fark ettim ama şimdi girdiğim ortamlarda benimle birlikte ortama kamera koyuyorum, hal ve hareketlerimi inceliyorum ona göre davranıyorum. Kendime özgüvenim, cesaretim geldi. İçimdeki enerjiyi buldum. Son seansımda da başta olduğu gibi yaptığımız tabloyu yaptık beni ben yapan şeyleri yine puanladım ve sonucu gördüm. Gerçekten koçluk bana çok iyi gelmişti. Olgunluk katmıştı ve içimdeki çocuk daha da bilinçlenmişti. Bana bu süreçte yardımcı olan, koçluğu tanıtan, kendimi tanımamı sağlayan Koçum Kemal Başaranoğlu'na çok teşekkür ederim. Sizinle çalışmak çok keyifliydi.

 

Üniversite Öğrencisi – Biyosistem Mühendisi

Detay

zihindeki perdenin kalkışı ve duyguların tedavisi....

Koçluk Programına katılmaktaki amacım kendime dair olumsuz inançlarımı değiştirebilmekti. İtiraf etmem gerekirse birinci görüşmede aradığım şeyin koçluk olmadığına dair bir algı azda olsa gelişti. Görüşmelerden sonraki günlerde, olaylar, durumlar karşısında ya da başkasıyla konuşmalar sırasında Koç’un açık uçlu soruları ve benim o sorulara verdiğim yaratıcı yanıtlar kendiliğinden zihnimde uyanmaya  başladı. Böylece kendime açık uçlu sorular sormaya başladım, sanırım en büyük farkındalığım bu oldu.

 

Toplum olarak “biz neden her konuda acemice davranıyoruz” sorusuna verilebilecek yanıtlardan bir tanesi sanırım bu; doğru soruyu sormayı bilmiyor olmamız. Doğru soruları sormakla aslında duyguları arka plana iterek “aklımızı işlettiğimizi” anladım. Yani doğru soruları sorduğumuzda duyguların önemi yok. Verdiğimiz yanıtlarda zaten duyguları tedavi edici nitelikte olabiliyor. Duyguların sınırlayıcı etkisinden kurtulmuş oluyoruz ve korteks aktif hale geçiyor. Zihnimdeki bir perdenin varlığını o perde kalkınca anladım. Bu perde benim genellikle aynı şekilde düşünmeme ve aynı şekilde davranmama neden oluyormuş.(duygularla mantık karışımı siste yolunu aramak gibi)

 

Yakın çevremdeki insanlarla iletişimimi olumlu etkiledi. Kendimi gereksiz yüklemeden ve çözüm arayışına girmeden sadece açık uçlu sorular sorarak doyurucu sohbetler yapabileceğimi deneyimledim. Kişinin kendisini doğru ve tam ifade edebilmesinin bir yolu. Öğrenilen ve alışkanlık haline getirilebilecek bir düşünme biçimi diyebilirim.

 

Algıladıklarım bunlar. Eminim üzerinde düşündükçe daha çok şey çıkacaktır.

Emekli

Detay

değişimin içinde var olmak

Zamanın içinde koşarken buluyoruz kendimizi hep bir sonraki yaşanmışlıklar için,

Profesyonel Koç’um ile görüşmelerimden sonra; içinde bulunduğumuz değişimin her an var olduğu, çevremizin, toplumumuzun, bizim her an yeni bir durumda karşılaştığımız, olağan yaşamlar ile bazen sıradanlaştığı, belirli bir düşünce ile aynı düşünmeye teşvik etmeye davet eden durumlara artık dışarıdan bakıyorum. Görüyorum. Bakmakla yetinmiyorum. Kendimi var olan düşüncelere, topluma teslim etmiyorum. Farkındayım.

 

Tabi buradaki önemli unsurlardan bir tanesi de süreç içerisinde özümü yakalayabilmem. Çocuksu ruhumu yeniden keşfetmem. Büyürken gereksiz alışkanlıklarla, düşüncelerle dolmuşuz gibi geldi. Bıraktım sahip oldum en saf ve temiz ruha kendimi. Biliyorum ki o hep yapmak istediklerinin farkında ve karar mekanizması da oldukça iyi.

 

Zaman geçiyor, hep farkında olmak gerek dedim; içinde bulunduğumuz yaşanmışlıklara, geçen zamana, iletişime…  Geç kalmamak adına bir sonraki yaşanmışlıklara, şimdiden bir şey yapmalı! İyi değerlendirmeli zamanı bir sonraki buluşmalar için. Dolu dolu hazırlamalı kendini. Ve öyle dokunmalı yaşama.

 

Bak neler değişti?

İsteklerinin, hedeflerinin, arzularının farkındasın

Onlara ulaşmak için neler yapman gerektiğinin farkındasın

Sürecin farkındasın

Onlara ulaşınca neler değişebileceğinin farkındasın

 

Hayal ile de olsa yola çıkmanın zamanı geldi.

 

Sen yeter ki ‘güzel’ düşün, diyorum A.’ya.

 

Farkındalıklarımı sağlayıp en güzel değişimler için birlikte yola çıktığımız Profesyonel Koçum’a sonsuz teşekkürler

Öğrenci - Mimarlık

Detay

beynimin içinde daha önce hiç çalışmamış sinirleri tespit edip onları harekete geçirmek

Kemal Başaranoğlu'ndan koçluk aldığım dönemin başlangıcında, kendisi öncelikle benimle koçluk ve danışmanlık arasındaki farkı paylaştı: danışman yönlendirir, koç ise koçluk alan kişiye sorular sorarak onun bir şeyleri fark etmesini sağlar. Ve zaman kendisini haklı çıkardı, her seansın sonunda zihnim spora yeni başlamış hantal bir insanın ilk antrenmanın 2015’den sonraki durumundan farksızdı. Kendime yolculuk yapmayı çok sevsem de kendime daha önce sormadığım soruları bulup sorması sanki beynimin içinde daha önce hiç çalışmamış sinirleri tespit edip onları harekete geçiriyordu. Bu sorular insanın kendisine, zihnine ve hayallerine yaptığı bir yolculuğun adeta temel taşları. Bu yolculuk ise insanın kendini ve olmak istediği kişiyi tanıması ve nitelendirmesi demek bana göre.

Her seans sonrası benim söylediğim sözleri ve tuttuğu notları paylaşması ve onun bu tarzından etkilenerek benim de sürekli eskiye göre daha fazla not tutan bir insan haline gelmem, benim zihinsel ve kişisel gelişim süreçlerimi analiz etmemi kolaylaştırdı. Onun bu yöntemi daha fazla yazı yazma konusunda da beni ayrıca teşvik etti. Bu notları kaptanın seyir defteri olarak saklayacağım. Yalnız sakın onun notlarının herhangi bir yönlendirme içerdiği önyargısına kapılmayın!

 

Kaptan demişken, bu dünyada milyarlarca kaptan var, kaptanlığını yaptığımız gemi ise kendi hayatımız aslında, geminin dümeninin kontrolünden geminin tasarımına kadar her şey bizim elimizde, İlhan İrem'in bir şarkısında dediği gibi "her insan şampiyon hayat savaşında, kimi hızlı koşularda kimi yavaşında, kimi sıcak döşeğinde kimi dağ başında". Umutsuzluk ise sadece bir yanılsama, belki de tembelliğimize bulduğumuz bir kılıf. Bu seansların bende bıraktığı en önemli izlerden birisi bu.

 

Bir şeyleri değiştirmeye önce kendimizden başlamalıyız, olduğumuz ve olmak istediğimiz kişiyi doğru analiz ederek. Koçluk almak da bunun için tercih edilebilecek bir yol...

Bilgisayar Mühendisi / Müzisyen

Detay